Dursun Çiçek 2 Temmuz 2010’da Ne Demiş?

Son birkaç gündür Alb. Dursun Çiçek’in “İnternet Andıcı”nın gerçekliğini “itiraf” ettiği haberleri tüm medyada yer alıyor. Aslında yeni herhangi bir şey söylenmemiş olmasına rağmen İnternet Andıcı iddianamesinin mahkemece kabul edildiği ve Yüksek Askeri Şura’nın devam ettiği bu günlerde yapılan bu haberlerin sebebini, altında yatan asıl amacı anlamak çok da zor değil.

Aşağıya Dursun Çiçek’in 2 Temmuz 2010 tarihinde Silivri’deki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yaptığı savunmanın bir kısmını aynen; hiç değiştirmeden koyuyoruz. Duruşma tutanağının tamamına buradan erişebilirsiniz. Buraya kopyaladığım kısım 19. sayfadan başlıyor.

Şimdi Genelkurmayın bir yasal hizmeti başbakan talimat vermiş açıkladılar Andıç çıktı. Üstünde en az 15 tane paraf var bir tane de imza var kimin imzası? Yüzbaşı Murat Ustakılıç sitelerin alt yapısına o bakıyor. Başka destek şubenin personeli, bunu Sayın savcı görmek istemiyor. Orda sadece o 15 tane ikinci başkan genelkurmay başkanı dahil olan parafların içinde bir tane Dursun Çiçek’in bir parafı var. Dursun Çiçek imzalı internet Andıcı diye yazıyor. Be insaf bu kadar olmaz ki bu kadarda insan suçlanmaz bu kadar peşin hükümlü yargısız infaz olmaz ki? Ya önünde duruyor belge Dursun Çiçek’in parafı var orda imzası başkasının gördüğünü yaz bari. Orda gördüğünü yaz ve gerçek belge Genelkurmayda kabul etti. İhaleye çıkıyor Ortadoğu bilişim hizmetleri ihaleyi alıyor internet alt yapısını kuruyor. MSB’ye sormuş almıştır cevabını yasal bir görev diye Nisanda sormuş ama yok çünkü komploya uymuyor bunlar Dursun Çiçek’i suçlayıcı değil. Şimdi ihaleyle bir hizmet alınıyor bunun üzerine internet siteleri kuruluyor. Bizim şubenin de internet sitesi var hiç birisi geçmiyor burada gurbetçiler diye, Türkses diye, İngilizce, Fransızca, almanca yayın yapan Türkiye’nin çıkarlarını koruyan Türkiye’nin milli sorunlarını okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçlayan hiç birisinin ismi yok. Esas benim şube müdürü olduğum birimin siteleri bunlar niye yok. Çünkü iddianameyi desteklemiyor komployu desteklemiyor. Bunların bu bilgilerin Sayın savcımızda olduğunu sanmıyorum hepsi var çünkü ifadelerimizde var. Kredi kartı ile ödenen internet parası, İlker Ziya Göktaş kredi kartı numarası var dün okundu. Bu nasıl yasadışı faaliyet olur ki. Suç bulamadık, Genelkurmayda yapılanma değiştirilmiş işte böyle saat gibi çalışan birim bu iftiralar yüzünden çalışamaz hale getirilmiş. Bu siteler ne için kurulmuş, Türkiye’nin dış sorunları sorunlarımızın anlatılması için ya bu kimin lehine yani? Sayın Haşıloğlu yani bu yapılmazsa bu görev yapılmazsa kim zarar görür. Dursun Çiçek zarar görmez ki Genelkurmay Başkanı da zarar görmez işte emekliliği geldi emekli olacak. Bu işler geçici biz bugün varız yarın yokuz. Yani bu işi stop ettirirsen bu işi darbelersen kim zarar görür? milletimiz zarar görür, devlet zarar görür. Türkiye’nin çıkarları zarar görür, Ermeni iddiaları haklılık kazanır. Pontus çalışmaları yapıyoruz bir tane Yunan vatandaşı 98 kere geliyor oraya, horon tepiyor mesajlarını veriyor geri gidiyor. Bunu kimse takip etmezse bu nosyonu olmayan benim valimin vali yardımcımın haberi yoksa ne olacak. İşte okuyorum son altı ay diye bir kitap okuyorum. Atatürk’ün Kasım 1918’de Samsun’a çıkmadan 19 Mayıs 1919 arasındaki dönemi. İşgal devletleri gelmiş her taraf işgal edilmiş ülkesini milletini sevenler tutuklanıyor, kim tutukluyor yine bizim hâkimlerimiz bizim kadılarımız tutukluyor. Niye vesayet altındaki baskı altındaki kadılarımız tutukluyor. Önce siyasete baskı yapıyorlar sadrazama, padişaha baskı yapıyorlar o da kamu görevlisine baskı yapıyor tutuklanıyor sonra Malta’ya sürgün.  Ne yapıyor sonra dönüp iki yıl sonra milli mücadelede Atatürk’le beraber bu ülkenin kurtuluşuna destek oluyor. Boğazlayan kaymakamı, Ermeni iddiaları nedeniyle idam ediliyor. Bunun bir açıklaması var, sizinle paylaşmak istiyorum 33 yaşında idam ediliyor. Ben bir Türk memuruyum bende bir Türk memuruyum bana ne görev verildiyse onu yapıyorum evet bana ne görev verildiyse onu yapıyorum. Yabancı kuvvetlere yaranmak için beni asıyorlar o zaman idam var şimdi yok beni şimdi idam gibi müebbet hapisle yargılıyorsunuz. Eğer adalet buysa kahrolsun böyle adalet. Söylenme tarihi 10 Nisan 1919.  Çocuklarımı asıl Türk milletine emanet ediyorum idam sehpasında son sözü bu. Bu kahraman millet elbette onlara bakacaktır vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum, Allah vatana millete zeval vermesin. Geçen sene Mart ayı Genelkurmay Askeri mahkemesinde disiplin mahkemesinde başkanım. Bir kurmay binbaşıyı yargılıyoruz işte gazeteye bir belgenin sızmasından dolayı orda da mutlaka Malatya’daki ikinci ordunun soruşturma dosyasından gitmiştir yani çünkü bilgiler çok net bilgiler komutanım dedi Güneydoğu da görev yapıyor. Yani bu suçtan yargılanacağıma şehit olsam daha iyidir. Evet, bende aynı şeyi söylüyorum. Keşke Güneydoğuda şehit olsaydım ve bu anları yaşamasaydım.

Reklamlar

İnternet Andıcı Soruşturması

Albay Dursun Çiçek’in İnternet Andıcı soruşturması kapsamında verdiği ifadelerle ilgili basında yürütülen karalama ve dezenformasyon kampanyasının kimin eliyle yürütüldüğü bugun iddianamenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabulünden sonra açığa çıktı.

Yürütülen karalama kampanyasında kullanılan ifadelerin ve genel dilin internet andıcı iddianamesindeki ifadeler ve kullanılan dil ile birebir örtüşüyor olması bu karalama kampanyasının bizzat savcılık tarafından idare edildiğini açıkça kanıtladı.

Bilgi kirliliğini önlemek ve gerçekleri yorumlarla değil somut delillerle ortaya koymak için Alb. Dursun Çiçek’in soruşturma sırasında verdiği ifadeleri burada kamuoyu ile yorumsuz bir şekilde paylaşıyoruz.

Alb. Dursun Çiçek’in 8 Haziran 2011 tarihinde verdiği ifadenin tam metnine erişmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Alb. Dursun Çiçek’in savcılık davetiyle gittiği ikinci sorgulama sırasında verdiği ifadenin tam metni için buraya tıklayın.

Duruşma Tutanakları

Şu ana kadarki tüm duruşma tutanaklarına buraya tıklayarak erişebilirsiniz. Duruşmalar ilerledikçe tutanakları bu sayfada güncellemeye devam edeceğiz.

Mahkeme Süreci – “Delil”lerin Toplanması – 3 (İzi Kaybettirilen İhbarcılar)

Bakalım ihbarcıların bulunmasıyla ilgili sayın mahkeme neler istemiş:

1- PTT Genel müdürlüğüne yazı yazılarak posta ağırlıkları ve fiyatlandırılması hakkında görüş sorulması, (18.08.2010)

2- 78.184.32.122 IP nolu bilgisayarın göndermiş olduğu elektronik postanın nereden, hangi tarihte ve kimler tarafından gönderildiğinin tespiti için Ankara Telekom Başmüdürlüğüne yazı yazılmasına, (25.11.2010- 4.)

3- Jandarma Kriminalde 14 adet parmak ve avuç içi izi hakkında arşiv araştırması yapılıp yapılmadığının sorulması, (18.08.2010)

4- Taklit imzalı sahte eylem planının Av. Serdar ÖZTÜRK’ün ofisinde bulunduğu iddia edilen fotokopisi üzerinde neden parmak izi yapılmadığının Emniyete sorulması   (16.07.2010)

5- Kağıt üzerine yazılan yazı ve imzanın mürekkep yaşının tespitinin mümkün olup olmadığının TÜBİTAK Başkanlığı ile ODTÜ ve İTÜ Rektörlüğüne ayrı ayrı yazı yazılarak görüş sorulmasına, (25.11.2010-1.g)

6- BKM’ye müzekkere yazılarak, ( Bankalar arası Kredi Kart Merkezi ) 2009 yılı ilk 6 ay itibariyle Dursun ÇİÇEK’e ait kredi kartlarının ve bu kartların harcama dökümünün gönderilmesinin istenmesine, (09.07.2010- 10.)

7- Gölcük’te ele geçirildiği iddia edilen belgeler arasında Albay Dursun ÇİÇEK ve davamız hakkında varsa bulgu ve belgelerin onaylı suretlerinin gönderilmesinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından istenmesine, (31.12.2010- 1.d.aa.aaa.)

Zarfın gramajını sordunuz, sorunuz da… zaten cevabını da siz verdiniz.

E- mail ihbarları geldi. Yazdığınız müzekkereler sonucunda aldığınız cevaplarla emailin gönderildiği yer ve gönderen bir kuruyemişçi çıktı.

Belge üzerinde kime ait olduğu BİR TÜRLÜ BULUNAMAYAN parmak izlerinin kime ait olduğunu sordunuz, biz de sorduk. Ancak cevap veren yok!..

Fotokopisi bürosunda bulunduğu iddia edilen Av. Serdar Öztürk ‘’ben daha önce bu belgeyi görmedim, üzerinde parmak izi incelemesi yapılsın’’ dedi. Sonunda talep ettiniz. Cevap veren yine yok.

Taraf Gazetesi bu belgeyi kendi mi yazdı bilinmez, ilk yayınladığında belge üzerinde tarih olmamasına rağmen Nisan 2009 tarihli belge diye piyasaya çıkardı. Soruşturma savcılarından 3 defa ayrı ayrı talep edilmesine rağmen savcılar imza yaşı analizi yapmadı. 2 sene sonra siz talep ettiniz ama yaş analizi için geç kaldığımızı öğrendik.

Dursun Çiçek’in kullandığı tüm kredi kartı harcamalarını incelediniz. Hiçbir şey bulamadınız.

Gölcük’de Dursun Çiçek ile ilgili bulunan belge var mı? Diye sordunuz. Kayda değer bir şey buldunuz mu bilmiyoruz ama daha çok ararsınız.

Mahkeme Süreci – “Delil”lerin Toplanması – 2 (Bilgisayarlar – Yazıcılar)

12 Haziran 2009 tarihinden 11 Nisan 2011 tarihine kadar mahkemenin bilgisayarların ve evrakların temizlenmesiyle ilgili istediği deliller ve cevapları:

1- 04.06.2010 tarihi itibariyle Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Şube Müdürlüğünde, bilgi destek dairesinde kullanılan tüm bilgisayarlara ait hard diskler ile Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yapılan bu soruşturma kapsamında bilirkişilere tahsis edilen bilgisayarların gönderilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.k.)

2- Genelkurmay Bilgi Destek Daire 3. Şubede Görevli Personelin MEBS Sunucularında Tanımlı 61492_0403 nolu TSK NET Kullanıcı Kodunun 31.05.2009 tarihinde saat 09.05 itibariyle kime ait olduğu, kim tarafından kullanıldığının bildirilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.d.)

3- 2009 ilk 6 ay itibarıyla Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi Başkanlığının tüm Şubesinde çalışan tüm askeri ve sivil personelin kullandıkları bilgisayarlara ait kayıtların, bu bilgisayarları kullanan kişilerin kullanıcı kodlarının ve kullanıcı imzalarının gönderilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.e.)

4- 01 Haziran 2009 tarihi itibariyle Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi Başkanlığının hangi şubelerinde, hangi emirle, hangi evrakın, hangi nedenle temizleme işleminin yapıldığının bildirilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.g.)

5- 2008 yılında bir basın organında çıkan ve 2006 tarihli STÖ’lerin andıçlanmasıyla ilgili olduğu söylenen andıç hakkında, o tarih itibariyle Genelkurmay Başkanı olan Yaşar Büyükanıt’ın resmi açıklamasının gönderilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.i.)

6- Sanık Ünal İnanç’tan çıktığı iddia edilen belgenin dosyamız içerisinden birer örneğinin çıkartılarak Genel Kurmay Başkanlığına gönderilmesine, bu belgede belirtilen hususlar ile ilgili herhangi bir kayıt olup olmadığı, bu konuda herhangi bir idari soruşturma yapılıp yapılmadığı hususlarının bildirilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.m.)

7- Genelkurmay Başkanlığının “MY 71-1(B)” ”TSK arşiv yönergesi”’nin onaylı ve okunaklı bir örneğinin istenilmesine, (31.08.2010- 6.)

8- Genelkurmay Başkanlığından 31 Mayıs 2009 tarihli Basın Özetleri dosyasındaki bir Word Yazının istenmesi, (29.09.2010)

9- Genelkurmay Başkanlığına müzekkere yazılarak, Kurmay Albay Ünal Atabay’ın 2009 yılında Genelkurmay Karargahında görevli olup olmadığı, görevli ise hangi görevde olduğunun bildirilmesinin istenilmesine, (25.11.2010- 1.e.)

10- Genelkurmay Askeri Savcılığına yazı yazılarak, Samanyolu TV kanalında yayınlanan Kurmay Albay Ünal Atabey’e ait olduğu iddia edilen ses kaydı ile ilgili yapılan 08.12.2010 tarih ve 2010/762-438-43 sayılı soruşturma dosyasının onaylı bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine, (12.01.2011- 2.a.)

11- Genelkurmay Başkanlığından gönderilen hard diskler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bu konuda mahkememiz hakimi Hüsnü Çalmuk’un Naip Hakim olarak görevlendirilmesine, kendisine tam yetki verilmesine, (12.01.2011- 3.)

12- Genelkurmay Askeri Savcılığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen 9 kişinin ifadelerinin ve kovuşturma evrakının istenmesi (16.07.2010)

talep ettiniz. Talepleriniz karşılandı ve,

Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesinde çalışan tüm askeri ve sivil personelin kullandıkları bilgisayarlara ait kayıtları, kullanıcı kodlarını, hard diskleri, Haziran 2009 tarihi itibariyle Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesinde hangi emirle, hangi evrakın, hangi nedenle temizleme işleminin yapıldığını, STÖ andıcı ile ilgili dönemin Gnkur. Başkanının açıklamasını, yine her zaman ki gibi basınla gündeme gelen Ünal Atabay iddiası ile ilgili bilgileri aldınız. Gnkur’dan gönderilen hard disklerin incelemesi için mahkemeniz hakiminin görevlendirilmesine karar verdiniz. Ayrıca ‘Askeri savcılıktan gönderilen ve açılamadığı belirtilen ‘Basın Özetleri’ başlıklı yazının açılmasını istediniz.

Açıldı ve gerçekten bir basın haberiydi.

Bilgisayarlar incelendi, incelendi. Peki ne bulundu? Hiçbir şey. Varsa Dursun Çiçek aleyhine bulduğunuz tek bir delil, bizi de bilgilendirin ki şu kuvvetli suç şüphesi cümlesini bizde anlamlandıralım.

Hurriyet Pazar’da Faruk Bildirici’den İrem Çiçek portresi..

24 Nisan 2011 tarihli Hürriyet Pazar ekinde yayınlanan İrem Çiçek portresine buradan erişebilirsiniz.

Mahkeme Süreci – “Delil”lerin Toplanması – 1 (Erzincan Yalanı)

12 Haziran 2009 tarihinden 11 Nisan 2011 tarihine kadar devam eden ve mahkeme tarafından özellikle talep edilip her defasında Dursun Çiçek lehine gelen, Savcıları hüsrana uğratan, talepler ve cevaplarını kısaca hatırlayalım.

1- 2009 yılı içerisinde askeri helikopter ve uçak ile Erzincan iline yapılan uçuş kayıtlarının ve seyahat eden General ve alt rütbeli subay düzeyindeki rütbeliler dahil asker kişilerin listesinin gönderilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.h.)

2- 2009 yılı içerisinde KONAK MAZLUM OTEL ve çevresinde kameralar olup olmadığının araştırılmasına, varsa tüm kayıtların temin edilerek gönderilmesi için Erzincan Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına, (09.07.2010- 16.)

3- 2009 yılında Erzincan 3. Ordu K.lığında hangi tarihte İç Güvenlik Seminerinin yapıldığı ve bu toplantıya Genelkurmay adına kimlerin katıldığının bildirilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.j.)

4- Genelkurmay Başkanlığına müzekkere yazılarak; Dursun ÇİÇEK’in 01.01.2009 tarihi ile 04.06.2009 tarihleri arasında kullandığı tüm senelik ve mazeret izin kayıtlarının kayıtlar incelenerek ayrıntılı bilgi verilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.a.)

5- Dosyada mevcut ihbarlar dikkate alınarak, 2009 Nisan-Mayıs-Haziran aylarında Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi başkanlığı ve alt birim şubelerine giriş-çıkışları gösteren tüm kayıtların ve ayrıca giriş-çıkış yapanların tespit edilen telefon numaralarının (01 Nisan ile 20 Haziran dahil) gönderilmesinin istenilmesine, (09.07.2010- 4.c.)

6- Erzincan ilinde bulunan Askeri veya sivil havaalanı yetkili makamına yazı yazılarak, 01.01.2009 ile 04.06.2009 tarihleri arasında askeri veya sivil uçak veya helikopterle yolculuk ederek gelen kişilerin kimler olduğunun bildirilmesinin istenilmesine, (09.07.2010),

7- Dosya kapsamına göre Dursun ÇİÇEK’e ait olan ve 07.12.2008 MERCAN TERCAN ERZİNCAN BÖLGESİNDEN SİNYAL VEREN 0532 445XXXX nolu telefonun bu tarihte irtibatlı olduğu Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait olduğu anlaşılan 0530 511XXXX nolu telefon numarası ile görüşmüş olduğu dikkate alındığında Genel Kurmay Başkanlığına Müzekkere yazılarak 07.12.2008 tarihi itibari ile bu telefonun ayrıntılı kayıt bilgilerinin, kim ve/veya kimler tarafından kullanıldığının, kullanan bu kişilerin hangi görevde, nerede bulunduğunun bildirilmesinin istenilmesine, (31.08.2010- 10.a.)

8- Dosya kapsamına göre Dursun ÇİÇEK’e ait olduğu anlaşılan ve 07.12.2008 Refahiye Erzincan bölgesinden sinyal veren 0536 338XXXX  nolu telefonun bu tarihte irtibatlı olduğu Gülsen Eryılmaz’a ait olduğu anlaşılan 0535 833XXXX telefon numarası ile görüşmüş olduğu dikkate alındığında  TİB’e müzekkere yazılarak 07.12.2008 tarihinden bu yana bu telefonun ayrıntılı abone kayıt bilgilerinin bildirilmesinin istenilmesine, (31.08.2010- 10.b.)

9- TİB’e müzekkere yazılarak 0530 511XXXX ve 0535 833XXXX numaralı telefon hatlarına ait 2000 yılından itibaren bu numaralarla görüşen diğer numaralar dahil arayan aranan, arama süresi ve baz istasyonu sürelerini içerir ayrıntılı HTS raporlarının CD ortamında mahkememize gönderilmesine, (31.08.2010- 10.c.)

10- 07.12.2008 itibari ile Dursun ÇİÇEK’in izin durumunun sorulmasına, (31.08.2010- 10.f.)

11- THY Anonim Ortaklığından 18.04.2009 tarihinde bilet alan kişi ile ilgili her türlü bilgi ve görüntünün talep edilmesi, (29.09.2010).

12- THY Anonim Ortaklığından başta Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas, Malatya, Elazığ olmak üzere Doğu ve G.Doğu Anadolu’daki sivil ve askeri havaalanlarına Dursun ÇİÇEK isimli bir kişinin 2009 yılı ilk altı ayında bir seyahat yapıp yapmadığının ayrıntılı olarak talep edilmesi, (29.09.2010),

13- Erzurum Havaalanı İşletme Müdürlüğüne yazı yazılarak 18.04.2009 tarihinde TK0967 Erzurum- Ankara Seferine ait 2352446995821 Seri Nolu bileti alan yolcunun Kamera görüntülerinin istenmesi, (29.09.2010).

14- Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı tarafından gönderilen cevabi yazı ekindeki belgede 441432XXXXX numaralı kimlik numarasının belirtilerek buna ilişkin nüfus kaydının ilgili merciden istenilmesine, (25.11.2010- 8.b.)  Karar verdiniz.

Bu talepleriniz doğrultusunda özetle, Mazlum Otel bilgilerini, Erzincan’da yapılan seminere katılan listesini, Dursun Çiçek’in tüm mazeret ve izin listesini, müvekkilimin Gnkur. Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi’ne giriş – çıkış kayıtlarını gösterir listeyi,  Gnkur. Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi’ne 2009 Nisan- Mayıs- Haziran tarihlerinde giriş – çıkış yapan bütün subayların listesi, kayıtları ve telefon numaralarını, Ocak 2009- Haziran 2009 tarihleri arasında Erzincan ilindeki Askeri ve Sivil havaalanına yolculuk eden kim varsa hepsinin bilgilerini, Tercan bölgesinde sinyal veren Dursun Çiçek’in ve İrem Çiçek’in kullandığı telefon numaraları ile görüşen biri Kara Kuvvetlerinden Dursun Çiçek’in devre arkadaşı, diğeri yeğeni telefon numaralarının haziran 2009’dan bu yana abone bilgilerini ve 2000 yılından itibaren bu numaralarla görüşen diğer numaralar dahil arayan aranan, arama süresi ve baz istasyonu sürelerini içerir ayrıntılı HTS raporlarını, 07.12.2008 itibari ile müvekkilimin izin durumunu içerir bilgiyi, Erzurum’dan- Ankara’ya uçak bileti alıp uçan, Dursun Çiçek’in kimlik bilgileri ve kamera görüntülerini, Hatta ve hatta daha da kapsamı genişleterek, Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas, Malatya, Elazığ olmak üzere Doğu ve G.Doğu Anadolu’daki sivil ve askeri havaalanlarına Dursun ÇİÇEK isimli bir kişinin 2009 yılı ilk altı ayında bir seyahat yapıp yapmadığını sordunuz.

Bu oldukça kapsamlı soruların tamamına aldığınız cevaplar ise ortada. ERZİNCAN SENERYOSU KOCA BİR YALAN… Dursun Çiçek’ler ise orijinal değil.

Mazlum Otelde kalan, müteahhit Dursun Çiçek.

Erzincan’a uçan, İspirli 77 doğumlu Dursun Çiçek.

Tercan’da ki sinyaller, Azerbaycan aile gezisinin bir parçası.

Erzincan’daki seminerde Dursun Çiçek yok.

Gnkur. Giriş- Çıkış kayıtlarından belli ki Dursun Çiçek o tarihlerde Ankara’da görevinin  başında.

Yani kısaca ERZİNCAN SENERYOSU TUTMADI…