ALBAY, İŞADAMI, İŞÇİ, YOLCU!

Islak İmza davasının bugünkü duruşmasında Ergenekon savcılarının tertip ve skandalları ortaya döküldü. Albay Dursun Çiçek, hakkındaki soruşturmanın ne zaman başlatıldığını ve belge operasyonun ne zaman planlandığını anlattı.

Islak imzalı davasının 14. duruşması Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ndan gönderilmediği hatırlatmasıyla başladı. Ardından sanık ve vekillerinin taleplerine geçildi. Duruşmada tutuklu sanıklar dava sürecinde yaşanan hukuk skandallarını belgeleriyle ortaya koydular. Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, iddia makamının “İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı belgenin Taraf gazetesinde yayımlanmasından sonra hakkında soruşturma başlatıldığı iddiasını yalanladı. Albay Dursun Çiçek hakkındaki soruşturmanın, Taraf’ın 12 Haziran 2009 tarihli yayınından 3 ay önce başlatıldığını belgeledi.

Albay Çiçek, 9 Mart 2009 tarihinde İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla telefonlarının 6 ay süreyle dinlendiğini söyledi. Mahkeme 6 ay süreyle Dursun Çiçek’i dinlemişti. Ancak dinlenen Dursun Çiçek, Albay değildi. Dinlenen Dursun Çiçek Ankara’da bir inşaat işçisiydi. Mahkeme 6 ay boyunca Albay Dursun Çiçek diye başka bir kişiyi dinlediği ortaya çıktı. Albay Çiçek bu durumu “hukuk cinayeti” olarak nitelendirdi ve “’Türkiye’de bir Dursun Çiçek avı başlatıldı’” dedi.

Albay Çiçek’in avukatı İrem Çiçek işadamı, işçi, yolcu ve albay olmak üzere toplam 4 Dursun Çiçek’in davaya konu olduğunu ifade etti. Birinci Dursun Çiçek Erzincan’da Konak Mazlum Otel’de kalan işadamı olan Dursun Çiçek.

İkinci Dursun Çiçek, Ankara’da yaşayan bir inşaat işçisi. Üçüncü Dursun Çiçek, ise bir yolcu.

Avukat İrem Çiçek mahkemenin 18.04.2004 tarihinde bilet alan bir başka Dursun Çiçek’in de peşine düştüğünü söyledi ancak bu kişinin de Albay Dursun Çiçek olmadığını belirtti. Avukat İrem Çiçek, mahkemeye “tahliye için daha kaç Dursun Çiçek gereklidir” diye sordu.

İddianamedeki bir yalan daha Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk tarafından ortaya çıkarıldı. Ergenekon savcılarının, “Serdar Öztürk’e ait” dedikleri telefon numarasının başka bir Serdar Öztürk’e ait olduğunu anlaşıldı.

(Ulusal Kanal)

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: