Önce Bir Hedef Seç, Sonra Komployu Kurarsın..

Albay Dursun Çiçek’in telefonlarının daha sahte İrticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıkmadan önce ve hakkında suç unsuru olabilecek herhangi bir delil olmadan dinlenmeye çalışıldığı ortaya çıktı. Komployu gösteren mahkeme kararıyla birlikte buradan paylaşıyoruz.

Dursun Çiçek ismi 4 Haziran 2009 tarihinde avukat Serdar Öztürk’ün bürosunda bulunduğu iddia edilen fotokopi bir belgeyle Ergenekon davasının sanık listesine eklendi. En azından tüm kamuoyu ve biz ailesi bunu bu şekilde biliyorduk. Ayrıca ne Haziran 2009 öncesindeki Ergenekon iddianamelerinde ismi geçiyordu ne de kamuoyunda “Islak İmza Davası” olarak da bilinen davanın iddianamelerinde Haziran 2009 öncesine dair herhangi bir delil vardı. Ancak (buraya tıklayarak erişebileceğiniz) İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/257 no’lu ve 9 Mart 2009 tarihli kararıyla ortaya çıktı ki İrticayla Mücadele Eylem Planı ortada yokken, hatta yazıldığı iddia edilen Nisan 2009 tarihinden bile önce Dursun Çiçek’in telefonları dinlenmeye çalışılmış. 2008/1692 soruşturma numaralı dosya kapsamında verilen bu karar gösteriyor ki:

  1. Dursun Çiçek ile ilgili herhangi bir delil yokken 2008 tarihinde bir soruşturma dosyası açılmış bile.
  2. Soruşturma kapsamında Dursun Çiçek’in suçlu olabileceğini gösteren hiçbir delil bulunamamasına rağmen temel özgürlük hakları çiğnenerek telefonları dinlenmeye çalışılmış.
  3. Yapılmaya çalışılan hukuksuzluklar bile düzgün yapılamayarak yanlış Dursun Çiçek takibe alınmış. Mahkeme kararındaki ne telefon doğru ne de adres.

Sonuç olarak buradan da açıkça anlaşıldığı gibi, 2008 yılında Dursun Çiçek hedef olarak seçilmiş ve hakkında herhangi bir delil olmamasına rağmen bir soruşturma açılmış. Hukuki yollardan aleyhte herhangi bir delil bulamayan emniyet ve savcılık hukuk dışı telefon dinlemeleri yapmaya çalışmış. Tüm çabalara rağmen aleyhte hiçbir delil bulunamayınca “delil yaratma” yoluna giderek Dursun Çiçek’in imzası taklit edilmiş. Şu an itibariyle Dursun Çiçek’in tutukluluğu göz önüne alındığında kurulan komplo işe yaramış gibi gözüküyor. İşte Türk hukuku işte Türk adaleti!

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: