Islak imza incelemeleri

16 Ekim 2009 tarihinde, TSK’nın bir mensubu olduğunu iddia eden biri, PTT’ye güvenerek isimsiz, imzasız bir ihbar mektubuyla birlikte İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın islak imzalı orjinali olduğu iddia edilen belgeyi Ergenekon savcılarına gönderdi. Bu gelişme üzerine söz konusu belge yine bir dizi incelemeden geçti.

  1. Adli Tıp (1): Islak imzalı belgenin incelemesinin ardından Adli Tıp şaibeli bir “eli ürünüdür” kararı verdi. Aksam gazetesinin yaptığı haberle ortaya çıkan ve Adli Tıp Kurumu yetkililerince yalanlanmayan habere göre belgeyi inceleyen heyetin oluşturulmasında rutin uygulamaların dışına çıkıldı.  Hazırlanan raporda Fizik İhtisas Dairesi Başkanı Prof. Dr. Bülent Üner, uzman doktorlar Hacı Mehmet Akın ve Lokman Başer’in imzası bulunuyor. Bu isimlerden ikisi Adli Tıp Kurumu’nda belge gelmeden bir hafta önce görevlendirilmiş. Belgeyi inceleyen uzmanların isimlerinin de teamül olan kura yöntemi yerine görevlendirmeyle belirlendiği iddialari da Adli Tıp Kurumu tarafından yalanlanmadı. (Haberin tamamı için buraya tıklayın.) İnternetten yapılan basit bir arama Bülent Üner’in uzmanlık alanının “ateşli silahlar”, Lokman Başer’in uzmanlık alanının “zehirlenme (toxicology)” olduğunu ve Hacı Mehmet Akın’ın ise Mart 2010’da cinsel taciz vakalarının incelendiği 6. İhtisas Kurulu’na terfi edilerek atandığını gösteriyor. Bu kişilerin belgenin Adli Tıp’a gelmesinden birkaç gün önce ilgili daireye atandığına dair haberleri bir kenara bıraksak bile belge inceleme uzmanı olmayan bu kişilerin verdikleri “eli ürünüdür” raporunun güvenilirliği ve geçerliliğinin ne kadar tartışmalı olduğu açıktır.
  2. Emniyet Kriminal Dairesi: Emniyet Kriminal 12.11.2009 tarihinde aldığı evrakı 13.11.2009 tarihinde teslim edebilmiştir, yani sadece bir gün içerisinde, bu derece ihtimam arzeden, titizlik gösterilmesi gereken bir belge hakkında toplam 68 mukayese imzayla ıslak imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı üzerinde yer alan imza bir günde mukayese edilebilmiştir. Ülke gündemini meşgul eden bu derece önemli bir konuda, yüksek ihtimam ve özen gösterilmesi gereken bir inceleme söz konusuyken, toplam yedi sayfalık bir raporun (ekler hariç), 68 ayrı imzanın İrticayla Mücadele Eylem Planı üzerindeki mukayese imzayla karşılaştırılmasının sadece bir gün içerisinde tamamlanabilmesi ve 13.11.2009 tarihli bu raporu tanzim edenlerin, 20.06.2009 tarihinde fotokopi belge üzerinde ıslak imza incelemesi yapılmış gibi “eli ürünüdür” şeklinde kanaat veren kişilerle aynı olması, bu raporun varılan “eli ürünüdür” sonucunun hiçbir şekilde dikkate alınmaması gerektiğinin göstergesidir.
  3. Adli Tıp (2): Yapılan itirazlar sonunda belgenin ikinci kez Adli Tıp kurumuna gönderilmesi üzerine 11 kişilik Adli Tıp Genel Kurulu belgeyi inceledi. Bu 11 kişinin 7’si “eli ürünüdür” yönünde oy kullanırken, 4’ü “tespit edilemez” görüşü bildirdi. Şimdi bu 11 kişiyi yakından inceleyelim: “Eli ürünüdür” yönünde oy kullanan 7 kişinin 3’ü zaten raporu ilk inceleyen kişilerdi ve ilk belgenin incelemesindeki “atanma” şekilleriyle güvenilirliklerini kaybetmişlerdi. Fizik İhtisas Dairesi’nde daha önce 3 yıl başkanlık yapan  Dr. Ömer Kurtaş’ın verdiği bilgiye göre geriye kalan 4 doktordan Gürel Berber, Eyüp Kandemir ve Bülent Özata 15 Ekim’deki belgeyle ilgili hazırlanan ilk raporun ardından Adli Belge İnceleme Birimi’nde görevlendirildi ve bu üç isim bir haftalık kursla “Adlî Belge Uzmanlığı” sertifikası aldı. Diğer taraftan yaptığımız araştırma bu 11 isimden “tespit edilemez” yönünde oy kullanan Dr. Uğur Günaydın’ın “Basit tersimli 50 imzanın adli belge incelemesi açısından değerlendirilmesi” (Adli Tıp Dergisi, Yıl 2010, Cilt 7) adlı makalesi ile Dursun Çiçek’in basit tersimli imzasinin incelenmesinde en yetkili ve bilgili uzman olduğunu söyleyebiliriz. Kaldı ki 7’ye karşı 4 uzmanın “tespit edilemez” oyunun evrensel hukuk ilkesi olan “şüphenin şüpheli lehinde yorumlanması” kapsamında değerlendirilerek Adli Tıp Kurumu’nun “tespit edilemez” yönünde bir rapor vermesi gerekirken daha önce de birbirinden tartışmalı raporlara imza atan kurum yeni bir şaibeli rapora daha imza attı ve “imza Dursun Çiçek’in eli ürünüdür” sonuçlu bir rapor verdi.
  4. Jandarma Kriminal Dairesi (1): Askeri Savcılık tarafından ıslak imzalı belgenin gönderildiği iddiaları üzerine yeniden açılan soruşturma kapsamında yandaş savcılardan istenen belge 4 ay sonra askeri savcılara ulaştırıldı ve Jandarma Kriminal’de incelendi. İnceleme sadece imzanın Dursun Çiçek’e ait olup olmadığı üzerine yapıldı ve bu incelemede belgedeki imza ile Dursun Çiçek’e ait 90 adet imza karşılaştırıldı. Belgedeki imza parçalanarak imzanın değişik kısımlarının Dursun Çiçek’in birbirinden farklı özellikler gösteren imzalara benzediği belirtildi. Dursun Çiçek’in 90 imza örneğinin hiçbiri tüm özellikleri bakımından belgedeki imzaya benzemese de, belgedeki imzanın değişik kısımlarının Dursun Çiçek’in birbirinden farklı özellikler gösteren farklı imzalarına benzediği belirtildi. Raporun detaylı inceleme kısmındaki tüm sonuçlar “benzerlik göstermektedir” seviyesinde olsa da raporun sonunda her nasılsa “eli ürünüdür” sonucuna varıldı.
Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: