İmza daha ıslanmamışken…

Fotokopi belge dört farklı kurum tarafından incelendi ve aşağıdaki sonuçlara varıldı:
  1. Adli Tıp Kurumu: Fotokopi belge üzerinden Adli Tıp kurumunca yapılan inceleme sonucunda belge fotokopi oldugu için imzanın belgeye sonradan eklenip eklenmediğinin belirlenemediği ve hem imza basit olduğu hem de örnek imzalar farklı tersim özellikleri gösterdiği için imzanın Dursun Çiçek’in eli ürünü olup olmadığı tespit edilemediği belirtildi.
  2. Jandarma Kriminal Dairesi: İmzanın genel şekil yönünden Dursun Çiçek’in imzasına benzediği ancak belgenin fotokopi olması sebebiyle sağlıklı bir inceleme ve karşılaştırma yapılamayacağı belirtildi.
  3. Tübitak: Kurumda grafoloji uzmanı bulunmadığından imza incelemesi yapılamadığı belirtildi. İmzanın başka bir yerden taşınıp taşınmadığına dair yapılan incelemede birbiriyle çelişen şu iki saptamada bulunuldu: Video mikroskopi yöntemiyle (belgenin mikroskop altında büyütülerek incelenmesi) yapılan bu incelemede ilk tespit belgenin birden fazla sayıda fotokopi işlemine tabi tutulduğu ve bu sebeple yazı gövdesi ve imza bloğunun korozyona uğramış benzeri bir görüntü oluşturduğuydu. Belgenin üst üste fotokopisinin çekilmesi şüphe uyandırması gerektirirken, Tübitak – zorlama bir şekilde – korozyona uğradığı tespiti yaptığı görüntüleri kullanarak belgede satır başı-sonu hizalarının birbiriyle uygunluk göstermesi nedeniyle belgenin orjinalinde bulunmayan unsurların belgeye sonradan eklendiğine dair olağan dışı bir görüntüye rastlanmadığı sonucuna vardı. Kendi içinde çelişkili olan bu rapor yandaş basın ve yandaş savcılar tarafından imzanın belgeye sonradan taşınmadığının kesin kanıtı olarak kabul edildi.
  4. Emniyet Kriminal Dairesi: Hem Adli Tıp hem Jandarma Kriminal fotokopi belge üzerinden imzanın Dursun Çiçek’in eli ürünü olup olmadığı kannatine varılamaz derken Emniyet Kriminal Dairesi ellerindeki “üstün” teknolojisi ve “uzman” belge inceleme uzmanları ile fotokopi belge üzerinden imzanın Dursun Çiçek’in eli ürünü olduğu kanaatine vardı. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir uzman kurumun vermeyeceği bu raporun Emniyet Kriminal tarafından verilmesi bu kurumun güvenilirliğini açık açık kaybetmesine sebep oldu.

Askeri ve sivil savcılıklar bu incelemeleri yaptırırken biz de kendi araştırmamızı yaptık. İnternet üzerinden yaptığımız araştırmalar sonucunda bağımsızlığı ile bilinen İsviçre’nin Zürih Eyaleti (Kanton Zurich) Polis Departmanı’ndan Dr. Rolf Hofer’a (Dr. Hofer uluslararası akademik dergilerde makaleleri basılan bir uzman, örnek bir makalesi için buraya tıklayın) belgede bulunan ve Dursun Çiçek’e ait olduğu iddia edilen imza ile Dursun Çiçek’e ait olan 8 faklı imza örneğini gönderdik ve birkaç soru sorduk. Beklemediğimiz bir şekilde gayet detaylı yanıtlar aldık.  Sorular ve  cevapların Türkçe çevirileri söyle:

Soru 1: “Dursun Çiçek’in imzasının basitliği göz önüne alındığında, ekte yolladığımız imzalara bakarak söz konusu belgedeki imzanın daha önce attığı imza örneklerini gonderdigimiz Dursun Çiçek’e ait olduğunu belirlemek mümkün müdür?”

Cevap 1: “Düşük kaliteli fotokopi belgeler üzerinden bir karar varmak imkansız olsa da genel olarak şu yorumlarda bulunabilirim: Biz İsviçre’de yaptığımız incelemelerde üç farklı seviyede sonuç verebiliyoruz. Kesinliğe yakın ihtimalle eli ürünü, yüksek olasılıkla eli ürünü ve en düşük seviye olan imzanın eli ürünü olabileceğine yönelik bazı benzerlikler bulunduğu. Sizin durumunuzda örnek imzaların birbirinden farklılıklar göstermesi ve belgedeki imzanın karakteristik özelliklerinin az olması sebebiyle, ıslak imzanın incelenmesi sonucunda eğer ki benzerlikler bulabilirsek en fazla en düşük dereceden benzerlik sonucuna varabiliriz. ”

Soru2: “Bir imzanın imza makineleriyle mi atıldığı yoksa orjinal imza mı olduğu anlaşılabilir mi?”

Cevap2: “Bu imzanın nasıl bir kalemle atıldığına bağlıdır. Eğer imza keçeli kalemle atılmışsa imzanın orjinal mi olduğu, yoksa imza makinesiyle mi atıldığını anlamak çok zordur. Eğer imza mürekkepli kalemle atılmışsa imza atılırken farklı noktalarda farklı basınç uygulandığından imzanın orjinal mi yoksa imza makinesiyle mi atıldığı bizim laboratuarlarımızda anlaşılabilir.”

Bu iki sorudan çıkardığımız birkaç basit sonuç var:

  1. Fotokopi belgeden imza Dursun Çiçek’in eli ürünüdür sonucuna varan Emniyet Kriminal tamamen yanlı bir rapor hazırlamıştır.
  2. Daha sonra ıslak imzalı olduğu iddia edilen belgenin ortaya çıkması sonrasında Adli Tıp ve Jandarma Kriminal’ce verilen ve detaylarını daha sonra vereceğimiz raporlarda verilen “eli ürünüdür” sonuçları uluslararası geçerliliği olan Zürih Polis Departmanı’ndaki imza inceleme uzmanının değerlendirmesiyle çelişmektedir. Zaten bu raporların sonuç bölümleri raporların içerisindeki veriler ile de çelişkilidir. Bu raporlarla ilgili detayli incelemelerimizi daha sonra yazacağız.
  3. Islak imzali olduğu iddia edilen belgedeki imzanın keçeli uçlu kalemle atılmış olması ve Genel Kurmay içerisinde Alb. Dursun Çiçek’in attığı diğer imzaların mürekkepli kalemlerle atılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu ıslak imzalı belgedeki imzanın orjinal olmadığı ve imza atma makineleri kullanılarak taklit edildiğinin bir diğer göstergesidir. Araştırmasını iyi yapan imza taklitçileri, taklit ettikleri imzanın makineyle atıldığının ispatlanamaması için mürekkepli değil keçeli uçlu kalem kullanmayı tercih etmiştir.
Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: